HSE Hakkında

Temeli, vicdani açıdan çalışanın can güvenliğini ve sağlığını korumaya yönelik olan iş sağlığı ve güvenliği konusuna gereken hassasiyetin gösterilmemesi, şimdiye kadar ne yazık ki işveren cephesinden ‘’ gereksiz maliyet ve zaman kaybı ’’ , çalışan açısından ise ‘’ bana bir şey olmaz ’’ mantıkları çerçevesinde çalışanların can kayıpları, işverenlerin ise finans, zaman ve prestij kayıpları ile karşı karşıya kalmasına neden olmuştur.

Mevcut durumun, son zamanlarda yazılı ve görsel medyada gündeme gelmesi, Avrupa Birliği uyum zorunluluğu gibi reaktif baskılar sonucu 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler yürürlüğe girmiş ve gerekli düzenlemeler yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir.

İşverenlerin, işyerlerinde, ana işveren sicil numaralarının bulunması, çalışanlarına karşı ana işveren statüsünde olmasına neden olmaktadır. İşverenlerin, kendi ana sicil numarası altında çalışanlardan, Türk kanunlarına göre doğrudan, kendi sicil numarası altında çalıştırılacak alt işverenlerin(taşeronlar) çalışanlarından ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, mahkemeler ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına karşı dolaylı(müteselsil) sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu sorumluluk kapsamında, işletme içerisinde çalışan tüm çalışanların; Türk mevzuatı, Türk standartları ve Uluslar arası standartlara uygun şartlar altında çalıştırılması ve bunların gereği yapılan işlerin takibi, kontrolü ve kayıt altına alınması için işletmede İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi kurulması veya Ortak Sağlık Güvenlik Birimi’nden hizmet alma zorunluluğu getirilmiştir.

İlgili güncel mevzuat gereği; İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi, yapısında görev alacak teknik elemanlar, yapılan işin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına bağlı olarak değişkenlik arz etmektedir.
 
Mer’i mevzuat gereği; İşletmeler, 30.06.2013 tarihi sonrası sayı ve sektör sınırı olmaksızın tehlike sınıfı uyarınca gerekli uzmanlık hizmetini, uzman ile yapacağı 3 adet sözleşmeden 1 tanesinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne gönderilmesi sureti ile tamamlama mecburiyeti vardır. Bu zorunluluk iş yeri hekiminden ve sağlık memurundan hizmet alma ile birleştirilerek bu hizmetlerden elde edilen İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili kayıtlar, her yıl sonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yıllık çalışma raporları adı altında hazırlanarak sunulmak zorundadır.

Ayrıca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirli periyotlarla denetim yapılacaktır ve teftişe gelecek müfettişlere teknik ve sosyal açıdan her türlü bilgi ve belge eksiksiz ve doğru şekilde sunulabilmelidir. Aksi durumda idari para cezaları ve hatta tespit edilen eksikliğin mahiyeti oranında iş yerinin mühürlenerek kapatılmasına kadar cezai yaptırımlar ile karşı karşıya kalınabilir.

Öte yandan işverenler ve işveren vekili sıfatı taşıyan yetkili çalışanlar( işveren adına hareket eden kişiler ) açısından(tesis müdürü, mühendis ve teknikerler), çalışma süreci içerisinde olması muhtemel ufak, uzuv kayıplı, ölümlü iş kazaları ile ilgili hukuki ve cezai yaptırımlara karşı hazırlıklı olunmalıdır. Hukuki yaptırımların sonu, işletmenin ve yetkili çalışanların tazminat davaları ile, cezai yaptırımların sonu ise yetkili çalışanların hapis cezası davaları ile karşı karşıya bırakabilir. Borçlar hukuku uyarınca; Türkiye’de iş kazası geçiren bir işçi veya üçüncü dereceye kadar vasileri, çalışılan işyerine 10 yıl içerisinde dava açma hakkına sahiptir.

HSE İş Sağlığı ve Güvenliği Ltd. Şti yetkilileri olarak 2005 yıldan beri inşaat şirketlerine ve fabrikalara İş Sağlığı ve Güvenliği müşavirlik-uzmanlık hizmetleri verilmektedir. Ana prensibimiz, çalışanların sağlık ve güvenliğine yönelik olup,  işverenin hukuki ve cezai sorumluluğunu minimum seviyede tutmaktır.

Vicdani açıdan, kanun ve tekniğin gerektirdiği tüm çalışmalar yapımasına rağmen olası uzuv kayıplı veya ölümlü bir iş kazası sonucu mahkeme karşısına çıkıldığında, zamanında doğru ve eksiksiz kayıt altına alınması gereken evrak ve dokümanların doğru ve eksiksiz bir şekilde mahkemeye sunulması, işletmenin, işveren ve/veya işveren vekillerin sorumluluğunu minimum seviyede tutacaktır.